Skip to main content

albüminüri hastalığı nasıl oluşur? etkileri nelerdir?

Albüminüri Nedir, Nasıl olur

İsmi değişik ancak halk arasında çok sık görülen bir hastalıktır Albüminüri… İsminde de geçtiği gibi idrarda Albümin bulunmasıdır bu hastalığın nedeni… Albümin ise karaciğerde sentezlenen bir proteindir. albüminüri hastalığı nedir bu hastalık? Nasıl oluşur? Etkileri nelerdir? Ve bitkisel destek yolları var mıdır? Gelin hep beraber bu soruların yanıtlarını araştıralım.

Halk arasında Aktutma denen Albüminüri hastalığı özellikle böbrek hastalarında görülür. Ancak bunun yanı sıra birçok hastalık esnasında da görülen bir hastalıktır.

Albüminüri hastalığında kişinin ayakları şişer. Şiş yerlere parmak bastığımızda o izin orada kaldığını görürüz. Ayrıca bu hastalığa yakalanan kişilerin idrarında bulanıklık söz konusudur. Zaman zaman kanlı idrara da rastlanır. Öncelikle mutlaka doktor kontrolünde olmak gerekmektedir. Doktor kontrolündeki tedavinin yanı sıra bitkisel olarak tedaviye destek otlar, karışımlar ve çaylar da vardır.

Susam ve sarısabır karışımı Albüminüri hastalığında bitkisel tedavi yollarından biri olarak önerilmektedir.

Lahananın ve tere otunun da Albüminüri hastalığında olumlu etkiliği olduğu görülmüştür.
Kuru soğan ve sarımsak bol miktarda yenir bu hastalıkta… Süt ve süt ürünleri de mutlaka tüketilmelidir Albüminüri hastaları tarafından.

Albüminüri hastalığında tedaviye destek olarak; kayın ağacı, kırkkilit otu, altun ot, maydanoz yaprağı, taze fasulyenin kurutulmuşu, civanperçemi, avokado yaprağı otları kaynatılıp, aç veya tok karnına içilmelidir.

Sağlığımız her şeyden önemlidir. Bu nedenle önce kendimize ve sağlığımıza çok dikkat etmeliyiz. Çünkü ancak böyle sağlıklı yarınlara ulaşabilir.

Zatürre nedir tedavisi nasıl yapılır?

Zatürre nedir, tedavisi nasıl yapılır?

Zatürre bakterilerin neden olduğu bir hastalıktır. Yüksek ateş, öksürük ve balgam belirtileridir. Küçük yaşlardaki çocuklarda ve yaşlılarda şiddetli olarak ölüme yol açabilir. Bu bakterilerin kanda var olması ve vücuda yayılması sonucunda ciddi rahatsızlıklarda görülebilir. Bunların başında menenjit rahatsızlığı gelmektedir. Belirtiler aniden ortaya çıkabilir ya da uzun süren bir zaman sonucunda da görülebilir. Zatürre hastalarında ateş 39-40 dereceye kadar yükselebilir. Ateşin yükselmesi şiddetli titremeden sonra olabilir. Hastanın rengi soluk ve sıklıkla hırıltılı öksürüyor olabilir. Hastalarda yorgunluk, halsizlik ve vücut direncinde zayıflık görülür. Dudaklarda morluk ve dilde kuruluk görülebilir. Yaşlılarda zatürre nedeni ile vücut ısısı düşebilir. Bunun sonucunda şoka girilebilir.

Zatürre hastalarında çok fazla su içme isteği olmasının yanında idrar miktarında azalma görülür. Boğaz ve kaslarda ağrı olur. Nefes alıp verilirken sırta batma şeklinde bir ağrı hissedilebilir. Çok şiddetli ve ilerleyen durumlarda koma hali görülür. Zatürre ölümlere yol açabilen riskli bir hastalık olması nedeni ile hastalığın tedavisi kadar hastalık öncesi korunmada önemlidir. Bunun için hasta olmadan zatürre aşısı yaptırmak gerekir. Yapılan aşı sayesinde hastalığa karşı bağışıklık kazanılır. 5-6 yıl sonra tekrardan aşı yaptırmak gerekir.

Zatürre tedavisinde bitkisel olarak 4-6 diş sarımsak ve yarım soğan küçük halde doğranarak buna 250 gr su ve 2 çay kaşığı da bal eklenir. Yemek yemeden 30 dakika önce bu karışım karıştırıcı da iyice çırpılarak içilir. Bu karışım solunum yollarının açılmasına yardımcı olur.

alerjik rinit nasıl oluşur belirtileri

Çevremizde bazı insanların özelikle mevsimsel olarak rahatsızlandıklarını görürüz ve bunu genellikle bahar aylarında hapşırma, aksırma şeklinde ortaya çıkar. Bazen kendimizin herhangi bir şeye alerjisi olmadığı halde kendini bahar mevsiminin ortasında hapşırırken bulabiliriz ve kendimizi nezle olmuş sanırız. Bunun aslında alerjik rinit olduğunu ancak doktora gidince anlarız. Alerjik rinitin diğer belirtileri burun akması, göz kızarıklıkları, göz çevresinde kaşıntı hissi, burun bölgesinde tıkanıklık, öksürmek, çok sıkıntı veren baş ağrıları gibi birçok belirtileri olabilir. Alerjik rinitlere neden olan etkenler genellikle doğada bulunan materyallerdir.

Bu konuyu biraz açmak gerekirse alerjik rinitin en çok arttığı dönem bahar aylarıdır. Bahar aylarında sizinde bildiğiniz üzere doğa renkten renge girer ve her bitki en güzel çiçeklerini doğaya çevreye yansıtma yarışına girer. Böylece çevrenizdeki polenler sizi ister istemez etkiler. Ahmet maranki alerjik rinit için bazı çözüm yolları önerdi ve bu çözüm yolları arasında adaçayı ve sarımsak tüketmekten bahsetmiştir. Siz de bu dönemde kendinize dikkat etmeniz sizin alerjik rinit durumundan kendinizi savunmanıza yardımcı olacaktır.

Alerji nedir : Alerjik rinit nedir sorusuna cevap aramadan önce Alerji nedir bunun tanımını yapmak alerjik riniti daha iyi kavramamıza yardımcı olacaktır. Alerji bedenimiz tanımadığı bir cisim ile temas ettiğinde bu cisim için uyguladığı bir savunma mekanizmasıdır.

Alerjik rinit nedir : Alerjik rinit koklama organında meydana gelen enfeksiyon şeklinde tanımlanır. Alerjik riniti tanım olarak burunda alerji nedeniyle oluşan iltihap şeklinde de tasvir edebiliriz.

Alerjik rinit nasıl oluşur: Alerjik rinitin oluşmasında alerji oluşturan etkenlerin hava aracılığıyla burundaki mukoza tabakasına tutunarak burada iltihap oluşturması durumu ile oluşur.

Alerjik rinit nedenleri : Alerjik rinit genellikle bahar aylarında görülür. Mevsimsel olarak görülen Alerjik rinitin nedenleri de bu durumla paralel olarak bahar aylarında görülen polenler ve ağaçlardan salınan maddeler nedenleridir diyebiliriz. Ayrıca alerjik rinit nedenleri arasında havada bulunan zararlı gazlar, tozlar da alerjik rinit nedenleri arasında gösterilebilir.

Alerjik rinit belirtileri nelerdir : Alerjik rinit belirtileri arasında burunda kaşıntı hissi, gözlerde sulanma, ayrıca boğaz da ya da deri bölgesinde kaşınma hissi sayılabilir. Bunlar haricinde öksürük ve başağrısı da alerjik rinit belirtisi arasında olabilir.

Alerjik rinit olanların yapması gerekenler : Alerjik rinit olanlar kötü hava koşullarından uzak durmalıdır. Özellikle bahar aylarında sağlık kuruluşlarından rahatlıkla temin edecekleri ağız maskeleri takmalıdır. Alerjik rinite görülme olasılığı yüksek olan kişiler evlerinde hayvan bakmamalı. Şayet evcil hayvan besliyorlarsa bunların temizliğine çok dikkat etmelidir.

Alerjik rinit tedavisi nasıl olmalı : Alerjik rinit tedavisi öncelikle alerjik durumlardan uzak durmak ya da sizi alerjik rinit rahatsızlığına sevk edecek ihtimallere karşı önlem almakla mümkün olur. Yukarıda alerjik rinite karşı yapılması gerekenlerden bahsettik. Ayrıca uzman bir doktordan yardım isteyerek sizi tetikleyen nedenleri yok edecek ilaçlarla alerjik rinite müdahale edebilirsiniz. Ayrıca alerjik rinite karşı bitkisel tedavi yöntemlerine başvurabilirsiniz.

Alerjik rinit testleri : Alerjik rinit testleri iki çeşittir. Bunlardan ilki sorumlu alerjeni keşfetmek amacıyla yapılan cilt testi, cilt testlerinin en başarılı olanı prick yani delme testidir. Alerjik rinit için burundaki basıcı ölçen nazal provakasyon testi uygulanır.

kansere karşı domates tüketin

Kanserden Korunmak İçin Domates Çok Faydalı

Domatese rengini veren “Likopen” kansere karşı koruyu olması nedeniyle önemli bir antioksidandır. Domates zengin bir potasyum kaynağıdır ve çok az miktarda tuz bulunur. Bunun dışında A, B, C vitaminleriyle birlikte Potasyum, Folik asitler de çokça bulunur. Domatesin içinde %85 oranında Likopen adlı pigment bulunmakta ve bunu insan vücudu üretememektedir. Domatesin kırmızı rengini sağlamakta olanda bu pigment sağlığımıza oldukça yararlıdır.

Domatesin Faydaları:

* Domatese rengni veren likopen kansere karşı koruyucudur.
* Domates bazı kanser çeşitlerinde ur oluşumuna da engeldir.
* Domates erkeklerde prostat hastalığına ve prostat kanserine karşı koruyucudur.
* Lifli bir besin olması da bağırsak kanseri riskini de azaltır.
* Domates içeriğindeki likopen maddesi sayesinde pankreas kanseri riskini azaltır.
* İdrar söktürmeye yarayan Domates, vücutta biriken zehirli toksinlerinde atılmasını sağlamaktadır.
* Kabuk ve çekirdekleri ile bağırsakları harekete geçirir. Safra ve böbrek taşlarını eritir.
* Kolesterolü de düşürücü etkisi vardır.
* Göz hastalıklarından olan Katarakt oluşumunun gecikmesini sağlamaktadır.
* Kan basıncını düşürmekte de çok faydalı olan bir gıdadır Domates.
* Yaşlanmayı geciktirici özelliği ile de tüketilmesi gereken besinlerdendir.
* Cildinizin sağlığınız içinde oldukça fayda sağlar.
* Domates kanın daha fazla akışkanlaşmasını sağlayarak, damarlardaki tıkanıklığı ve damarlarda ki daralmalara da mani olur. Felç olma tehlikesinden de korur.

Domatesin Kalorisi:

1 adet domates 19 kaloridir.Düşük kalorisli bir besin olması sebebiyle diyetlerde de tercih edilebilir.

Domatesin Zararları:

Domatesin insan sağlığına herhangi bir zararı bulunmamaktadır. Ancak basur, mayasıl ve yoğun karaciğer şikayeti olanlara domates zararlıdır. Bunun için karaciğer kuvvetlendirici yiyeceklerle beraber yenilmelidir.Yaz mevsiminde bol bol tüketilmesi gereken bir sebzedir.

sıcaklarda enerji veren öneriler

Yaz Sıcağında Yorgunluk ve Bitkinlik Hali Nasıl Geçer

Yazın sıcak günlerinde kendinizi yorgun bitkin ve halsiz mi hissediyorsunuz. Doktor Mehmet Öz, yaz sıcaklarında enerji düşüklüğü ve sonucunda yorgunluk hissi bitkinlik sık karşılaşılan bir durumdur diyor. Sabah kalktınız çok kendinizi bitkin hissediyorsunuz fakat işe gitmek zorundasınız. Gün boyu yorgun ve halsiz bir gün geçirmek istemiyorsanız önerilerimize kulak verin.

Enerji Veren Sağlık Kaynağı Yeşil çay:

Yeşil çay enerji verdiği gibi aynı zamanda sağlığımıza sayısız yarar sağlayan, hastalıklarla savaşıcı birçok antioksidan içeriyor. Eğer biraz tat katmak isterseniz agave nektarı veya doğal tatlandırıcılar ekleyebilirsiniz.

Kuruyemişler Enerji Deposudur:

Kuruyemişler içerdikleri protein ve sağlıklı yağlar ile hem kendinizi tok hissetmenizi sağlıyor hem de gün boyu ihtiyacınız olan enerjiyi fazlasıyla veriyor. Ayrıca, yapılan son araştırmalara göre kuruyemişlerdeki bütün kaloriyi sindirmiyoruz yani aslında ceviz veya badem gibi kuruyemişler tükettiğimizde daha az kalori almış oluyoruz.

Enerji Veren Egzersiz Yoga:

Her tür egzersiz veya hareket, gücünüzü artırır. Öyleyse, yorgun ve durgun hissettiğinizde ev veya iş yeri koridorunda 5 dakikalık bir yürüyüş yapmak size iyi gelecektir. Örneğin güneşi selamladığınız bir yoga haraketi kaslarınızı ve zihninizi uyandırarak güne zinde başlamanızı sağlayabilir.

Uyku Sizi Yeniler:

Sizi, yataktan, kanepeden veya televizyon karşısından kalkmak zorunda bırakan bir patronunuz, çocuklarınız veya diğer unsurlar hayatınızda bulunmuyorsa, şekerleme yapmak tabi ki harikadır. Ancak eğer şekerleme yapmanız imkânsızsa (ve hatta imkânı olsa bile), geceleri en az 7,5 – 8 saat uyumak için vakit ayırmaya çalışmanızı öneririm. Bunu yapmanın yolu kaliteli bir uyku sağlamaya çalışmaktır. Işıklarınızı mutlaka söndürün.

hastalıklardan koruyan doğal besinler

Hasta Olmamak İçin Neler Yemeliyiz Sağlık Kaynağı Besinler Nelerdir:

Her insan elbette sağlıklı olmak ister. Hastalıkları ise hiç kimse elbette istemez. Peki sağlıklı olabilmek ve hasta olmamak için neler yemeliyiz. Nasıl beslenirsek, hangi besinleri daha çok yersek sağlıklı olabiliriz. Amerikan Kanser Araştırmaları Enstitüsü (AICR), vücudu kanser, kalp krizi, Alzheimer ve diyabet gibi ciddi rahatsızlıklara karşı koruyan besinlerin listesini açıkladı.Doğal olması şartıyla ömrü uzatan 7 besini açıklayalım.

1) BADEM

Her gün, bir çay fincanın yarısını dolduracak miktarda, yani 30 gram badem yemeyi ihmal etmeyin. Çiğ badem olması tavsiye ediliyor. Omega-3 asitli yağları açısından oldukça zengin bir besin olan badem, kandaki kötü kolesterol (LDL) oranını yüzde 4.4 oranında düşürüyor. Badem böylece damar tıkanıklıklarını önleyerek, dolaşım sisteminin düzenli olarak çalışmasını sağlıyor; kalbi koruyor.

2) KAHVE

Günde iki fincan kahve, özellikle orta yaşlardan sonra görülen Parkinson ve Tip-2 diyabete karşı vücudu koruyor. Kahvede bulunan kafein maddesi, diyabete yakalanma riskini yüzde 35 azaltıyor. Ayrıca ağrı kesici özelliği de bulunuyor. Ancak kahveyi mutlaka kalsiyum deposu olan sütle için. Böylece kafeinin kemikleri zayıflatmasını engellemiş olursunuz.

3) TARÇIN

Her yemekten sonra içinde bir miktar tarçın bulunan bir tatlı yemeyi unutmayın. Tatlı yemek istemiyorsanız, küçük bir çay kaşığı dolusu tarçını doğrudan suya ekleyerek içebilirsiniz. Tarçın kan şekerini düzenliyor, ayrıca sinir sistemini rahatlatıyor. Öte yandan köri baharatının içinde bulunan Tumerik adlı maddenin eklem iltihabını ve romatizmayı önlediğini unutmayın.

4) PATATES

Antioksidanlar yönünden çok zengin. Amerikan Tarım Dairesi’ne göre en yararlı 100 besinler arasında 17. sırada yer alıyor. Akciğer kanseri, diyabet ve kalp krizine karşı koruyor. Ancak patatesi kızartmak yerine, yağsız bir şekilde haşladıktan veya fırında pişirdikten sonra yemeyi tercih edin.

5) SEBZE ÇORBASI

Doyurucu ancak kalorisiz bir yiyecek olduğu için özellikle kilo vermek isteyenlerin bir numaralı tercihi. Ayrıca, özellikle sebze çorbası sodyum bakımından zengin. Bir kase sebze çorbasında 500 miligram sodyum bulunuyor. Sodyum, sinir sistemi ve kasların düzenli olarak çalışmasını sağlıyor. Ayrıca vücuttaki sıvı miktarının dengesini düzenliyor. Ancak günde 1500 miligramdan fazla sodyum tansiyon ve kalp rahatsızlıkları konusunda tam bir ters etki yaratıyor.

6) ZEYTİNYAĞI

Zeytinyağı kanser riskini azaltıyor. Günde 25 ml. zeytinyağı alanların idrarlarında, hücrelere zarar veren “;8oxodG”; adlı maddenin seviyesinin azaldığını ortaya çıkardı. Zeytinyağı kanserin yanı sıra iyi kolesterol (HDL) oranın artmasını sağlayarak kalbi koruyor, 1 çorba kaşığı zeytin yağında 120 kalori bulunuyor. Bu nedenle günde 6 çorba kaşığını geçmeyin.

7) ÇAY

Siyah veya yeşil olsun, çayın her türü kanser riskinin azaltılmasında etkili bir rol oynuyor. Çay, kadınlarda rahim kanserine yakalanma riskini yüzde 50 azaltıyor. Göğüs kanseri içinse bu oran yüzde 60′a kadar çıkıyor. Çay ayrıca Alzheimer ve kalp krizine karşı vücudu koruyor.hürriyetten alıntıdır

strese ve uykusuzluğa sardunya çiçeği

Güzeller Güzeli Sardunya Strese Çare Oluyor

Sardunya güzelliği ile evlerimizi, balkonlarımızı süsleyen, çeşitli renkleri ile hayatımıza renk katan br çiçektir. Peki Sardunya çiçeğinin strese ve uykusuzluğa iyi geldiğiniz biliyor musunuz? Uykusuzluk çekenler için gece odalarına sardunya koymaları çok faydalı oluyor. Ekolojik Yaşam Uzmanı Erkan Şamcı sardunya çiçeğinin faydalarını ve nasıl yetiştirilmesi gerektiğini anlattı. Sardunya çiçeğinin daha sağlıklı büyüyüp çiçek açması ve uzun ömürlü olması için neler yapmalıyız açıkldı. Sardunya yetiştirmenin püf noktaları nelerdir anlatalım.

Sardunya Çiçeğinin Faydaları:

Sardunya sinir sistemini gevşetir ve mutluluk verir diyen Erkan Şamcı, sardunyayı sevin yapraklarına dokunun, onu okşayın ve koklayın nasıl da rahatladığınızı ve mutlu bir gün geçirdiğinizi şaşırarak görürsünüz diyor. Sardunyanın insanı rahatlatır ve relax yapar. Eğer gece uykusuzluk sorununuz varsa yatağınıza 1- 1.5 metre uzaklığa sardunya çiçeğinizi koyarak uyuyunuz. Uykusuzluk sorununuz sona erer, hemen uykuya dalarsınız. Rahat ve sağlıklı bir uyku sonrası sabaha mutlu ve huzurlu uyanırsınız. Normalde sardunya açık havada yetişen bir çiçektir ancak gündüz balkonunuza alıp gece tozunu yıkayıp yatak odanıza alabilirsiniz. Ayrıca sardunya keskin kokusu ile sivrisinekleri evinizden kovar. Gördüğünüz gibi sardunya mis gibi kokusu ve güzelim çiçekleriyle ne kadarda faydalı bir çiçekmiş.

Sardunya Nasıl Yetiştirilir:

Sardunya çiçeğini aldınız ve balkon saksınıza dikmek mi istiyorsunuz, öncelikle saksınızın dibine çakıl döşeyin. Çakıl çiçeğinizin köklerinin hava almasını sağlar ve çiçeğin dibinde fazla suyun kalmasını önleyerek suyu süzer. Bu yöntem çiçeğinizin daha sağlıklı ve uzun ömürlü olmasını sağlayacaktır. Sardunyanızı dikerken köklerini açıp hhava almasını sağlayın. Fazla kökleri elinizle kopararak temizleyin. Saksıya yerleştirip boş kalan kenarlarını toprak ile doldurun. Sardunya çok fazla sarı yapraklar atan bir çiçektir. Bu bir hastalık değildir, sardunya çiçeğinin bir özelliğidir. Sardunyanızın sararn yapraklarını bir makas yardımı ile keserek temizleyiniz. Sardunya çiçeğinizi diğer çiçeklerde olduğu gibi ılık ve dinlenmiş su ile sulayın. Çiçekleri sabah saatlerinde sulamak en iyisidir. Akşam suladığınızda gece boyunca çiçeğim köklerinde bakteri üreyebilir. Sabahın erken saatinde suladığınızda gün boyu çiçeğiniz gün ışığıyla birlikte sağlık bulacaktır.

stresi azaltan antideprasan etkili bitkiler

Antidepresan Yerine Geçen Stresi Azaltan Btikiler ve Faydaları:

Günümüzde yaşam şartları nedeniyle stres çok sık görülen bir hastalık haline geldi diyebiliriz. Stresle baş edebilmek oldukça zor diyebiliriz. Strese ve psikolojik rahatsızlıklara doktorlar antidepresan ilaçlar ile tedavi önerirler. Elbette doktor tavsiyeleri çok öenmlidir. Şimdi size alternatif bir tedavi olarak antidepresan etkisi olan bitkilerden bahsedeceğiz.

ÇİKOLATA

Çikolatanın mutluluk verdiğini duymuşsunuzdur. Çikolata stresi yenmek konusunda çok etkili bir yiyecektir. Özellikle koyu renklli bitter gibi çikolataları tercih etmenizde fayda var. Kilo sorununuz varsa bir parça çikolatayı dil altınıza koyup yavaş yavaş emerek tüketiniz. Bu sayede hem daha az yemiş olursunuz kilo yapmaz. Hemde stres için çikolatadan faydalanmış olursunuz.

MUZ

Muzun potasyum deposu çok faydalı bir meyve olsuğunu biliriz. Peki strese iyi geldiğini biliyor muydunuz. Muzda bulunan Tryptophan adı verilen bir tür amino asit, vücutta serotonin hormonunun salgılanmasında önemli roller üstleniyor. Serotonin ise sizi rahatlatıcı ve mutlu edici bir etkiye sahip. Aynı zamanda duygusal olarak kendinizi daha rahat kontrol edebilmenizi de sağlamaktadır.

FINDIK VE CEVİZ

Fındık ve cevizin eneri veren besinler olduğunu biliriz. Enerjimizi artıran fındık ve ceviz stres içinde çok faydalıdır. Fındık ve cevizin içeriğinde bulunan E vitamini ve omega-3 yağları da depresyonla mücadelede klinik açıdan da kullanılmaktadır.

DOMATES

Yaz kış vazgeçemediğimiz domateste strese ve depresyona oldukça faydalı bir sebzedir. Domateste fazla miktarda bulunan likopen pigmenti ise inflamasyonu, dolayısıyla stresi azaltıyor. Likopen, domatesin daha çok kabuk kısmında olduğundan, cherry domates gibi boyut olarak daha küçük olanların bu stres seviyesini düşürmede daha başarılı olduğunu söyleyebiliriz. çünkü cherry domatesin kabuk oranı, normal domatese göre daha fazladır.

MOR PATATES

Beyaz patateslere kıyasla on kat daha fazla antioksidan ve antosiyanin içerdiği düşünülen mor patatesler de stres düşürücü bir özelliğe sahip. Mor ya da beyaz, yüksek oranda iyot bulunduran patates kabuğu da tiroid hormon seviyelerini düzenlemeye yardım ediyor. Bu da duygusal iniş-çıkışları önleyici etki yaratır.

BÖRÜLCE

Özellikle Ege yöresinde çeşitli yemekleri yapılan börülce sağlığımız için oldukça faydalı bir sebzedir. Folik asit bakımından oldukça zengin olan börülce, özellikle hamileler için tavsiye edilir. Folik asit; modumuzu ve uyku düzenimizi dengelemeye yardımcı olan norepinefrin ve serotonin salgılanmasında da önemli bir rol üstleniyor.

KEKLİK OTU

Keklik otu, caffeic, quercitin ve rosmarinic olan asit türlerini içerir, bu asit türleri depresyon ve anksiyeteye karşı sizi kuvvetlendirir. Yetiştirilmesi son derece kolay da olan keklik otu, sıkıntılarınıza son vermenizde oldukça faydalı olabilir.

AYÇEKİRDEĞİ

Ayçekirdeğinin sarı yaprakları, evrensel ‘mutluluk’ sembollerinden biri. Vücudun modunuzu dengeleyen norepinefrin kimyasalını salgılamasını sağlayan fenilala aminoasiti bakımından zengin olan ayçekirdekleri, en doğal antidepresanlarınızdan biridir.

Bu saydığımız besinleri bolca tükettiğinizde stresiniz azalır ve rahatlarsınız. Depresyon gibi psikolojik sorunlarınız olmaz. Çağımızın hastalıklarından doğal yöntemlerle korunmak için bol bol saydığımız besimleri yemeye ne dersiniz.

karbonat ile nasıra son

Nasır İçin Doğal Çözüm Karbonat Kürü:

Genellikle ayaklarda oluşan nasır, ağrılı bir rahatsızlıktır. Nasıl için çeşitli çözüm yolları var. Şimdi size önereceğimiz doğal çözüm ile çok kolay bir şekilde nasırlardan kurtulacaksınız. Ayak nasırları için Doktor Anarhan Nadirova özel bir solüsyon tarifi açıklıyor. Düzenli kullanıldığında nasır için çözüm olacağını söylüyor. Şimdi nasıra iyi gelen doğal solüsyonu açıklayalım.

Malzemeler:

* 1 litre sıcak su,
* 1 çay kaşığı karbonat.

Hazırlanışı ve Kullanımı:

Ayaklarınızı karbonatlı suyun içinde köpürterek yıkayın. Daha sonra nasırlı bölgeyi bıçağın tersi ile kazıyıp, sertleşmemesi için vazelin sürün. Ardından tekrar 10-15 dakika suyun içinde bekletip ponza taşıyla nasırlı bölgeleri tekrar kazıyın. Düzenli olarak hergün uyguladığınızda kısa sürede nasırların iyileştiğini göreceksiniz.